Bosna Hersek Gezi Anıları - 2 Mostar , Poçitel , Blagaj , Jablanica Turları

Bosna Hersek Gezi Anıları - 2 Mostar , Poçitel , Blagaj , Jablanica Turları
19 Ekim 2017Kişisel YazılarPrint This Article

Konjic Yıkılan KöprüYıkık demiryolu köprüsü TitoSaraybosna’da geçen dolu dolu ilk günün ardından Mostar,Poçitel ve Blagaj turu için sabah saatlerinde harekete geçtik. İlk duraklarımız Konjic ardından Jablanica oldu. Konjic’te yine savaş sırasında sadece ayakları kalmış bir köprünün türkler tarafından onarıldığını öğrendik. TİKA burda da karşımıza çıktı. Nehirdeki ördekleri izleyip birkaç fotoğraf çektirdikten sonra yola devam ettik ve Jablanica tarafına geldik. Buranın değişik yanlarından biri 2. Dünya savaşında yugoslavya ordusunun nazilerden kaçarken bir demiryolu köprüsünü yıkması ve bu köprünün hala yıkık bir vaziyette orada duruyor olması. Oldukça değişik bir görüntü içermekteydi. Titonun sözleri ve müzesinin de yer aldığı bu mevkide boşnak böreklerimizi alıp yola devam ettik. Nehir boyunca yeşillikler arasında ilerledikten sonra bir yerde mola vermek ve kahve içmek için durduk. Bu kahve içtiğimiz alan oldukça güzel dağ manzaralarına sahipti.

Jablanica Bosna Hersek Doğası

Jablanica Bosna-Hersek federasyonunun Herzegovina yani hersek bölümünde yer almakta. Ayrıca mostar da hersek kısmının en önemli şehrini oluşturmakta. Bosna tarafından farklı olarak hersek tarafı denize biraz daha yakın olduğundan daha nemli ve sıcak bir havaya sahip. Jablanica taraflarında nehir kenarlarında bir çok kuzu çevirme mekanı bulunmakta. Kuzu çevirme anladığım kadarıyla bu bölgenin en popüler yemeklerinden biriydi. Mostar’a dönüşte uğramak adına doğusundan geçerek poçitele doğru devam ettik. Yolda mostara yakın bazı yerlerde Sadece hırvat bayraklarını görebiliyorduk. Keza sırbistan sınırı taraflarında da bazı yerlerde yugoslavya ve sırbistan bayrakları bulunuyor. Ayrıca mostarın batısında bir tepede kocaman bir hac bulunmakta. Anlatılana göre mostar köprüsü o tepelerden atılan bombalar ile yıkılmış. Keza yine Mostar’a panoramik bakıldığında dikkat çeken bir tane kilise bulunmakta. Katolik kilisesinin çan kulesi bizim minarelerimiz kadar hatta belki çok daha uzun bir şekilde.

Poçitel SafranboluPoçitele vardığımızda tarihi bir alan bizi karşılıyor. Tepede bir kale; kalenin aşağısında da taş yollar bulunmakta. Ayrıca evlerinin yapısı da bizim safranbolu evlerine benzemekte. O bölgede yaban mersini,böğürtlen üzüm , incir gibi yöreye has yiyecekler satan kadınları görebilirsiniz. Ayrıca hediyelik vb. Eşya satanlar da çoğunlukta. Bildiğim kadarıyla bu insanların tek geçim kaynakları bunlarmış. Zaten mostar’da da şehrin zengin kesimini işyeri sahiplerinin ciddi bir kısmını da hırvatlar oluşturuyormuş.

Poçitelden sonra blagaja doğru yola çıktık. Blagaj’da Osmanlı döneminden kalma bir takke ve etrafındaki yapılar mevcut. Aynı şekilde dağın içinden gelen akan bir nehir ve etrafında ağaçlık bir 

alan bulunmakta. Burada oturup çayımızı içip Jablanica dan aldığımız börekleri yerken kafamı yukarı kaldırdığımda dağın oyuğunun metrelerce yukarda olduğunu gördüm ve açıkçası insanı çok güvende hissettirmeyen bir yapısı bulunmakta. Blagaj’dan çıkıp sonunda Bosna-Hersek’in sembolü haline gelen Mostar köprüsüne doğru yola koyulduk ellerimizde üzümlerle.

Poçitel Kalesi

Mostara geldiğimizde bizi şehrin ortasında metruk bir bina karşıladı. Oldukça eski olan bu bina savaş döneminde binlerce kurşun isabeti almış vaziyette hala orda 

Blagaj Tekkesi

duruyor. Onun az ilerisinde de mostar köprüsünü görebiliyoruz. Mostar köprüsü kasım 93’te hırvatlar tarafından önce tahrip ediliyor sonra yıkılıyor. Köprünün anlamı boşnaklarla hırvatları birbirine bağlamasıymış ve Osmanlıya ait en önemli eserlerden birisi olmasıymış. Ayrıca Most boşnakça da köprü demekmiş. Köprü bir süre sonra şehre adını vermiş. Köprünün yapılışı ile ilgili Osmanlı döneminde Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Mimar Hayreddin’in bu köprüyü yaparken kaçtığı söylenmekte. Mimar Hayreddin tek kemerli köprüyü yapmadan önce hemen ilerisinde ufak bir köprü ile deneme yapmış ve bu köprüye de ne kadar doğru bilmiyorum yalancı mostar denilmekte. O köprü de ufak olmasına rağmen oldukça şık. 2000li yıllarda UNESCO ve birçok ülkenin maddi desteği ile TİKA tarafından orjinaline uygun restorasyonuna başlanmış. Türk ustalar getirtilmiş ve macar dalgıçlar tarafından suya gömülen taşlar çıkartılmış. Ancak taşların bir kısmı hasar gördüğünden  internette okuduğum kadarıyla kapatılan taş ocağı yeniden açılıp bu köprüye uygun taşların ve kurşunların yeniden dökülmesi sağlanmış. Restorasyonda kullanılamayan taşlar ise köprünün aşağısında nehir kenarında bulunmakta.

Mostar köprüsü erkeklerin kızlara aşklarını ilan etmek üzere atlamasıyla meşhur. Ancak şu anda turistik bir yapı olduğu için ve iyi sayıda turisti de ağırladığını varsayarsak ticari işe geçmiş durumda. Orada para karşılığı atlayış yapan insanlar bulunmakta. Bazı turistlerin izlemek için para verdiği söylenmekte. Mostar taş yolları kalesi köprüsü ile kesinlikle görülmesi gereken yerlerden birisi. Zaten köprünün aşağısına gelindiğinde oturulup nehrin serinliği ve köprünün manzarasıyla dinlenilebilir.

Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü

Küçük Mostar Köprüsü (Yalancı)

Jablanica Restaurant kuzu çevirme  Ayrıca dönüşte sol taraftaki eşsiz manzaraya karşı kuzu çevirme yedik. Ben çok sevmesem de (kuzu çevirme çekici gelmiyor) manzara ve ortam yemek yemek için oldukça güzel ve eşsiz. Nehrin sakinliği ağaçların doğallığı ile birleşerek bir huzur cennetine dönüşüyor. 

240 Görüntülenme sayısı

BİR YORUM YAZIN

Bilgileriniz Güvende!E-Posta adresiniz ve diğer bilgileriniz kimseyle paylaşılmayacaktır.