Dönüm Noktası

Dönüm Noktası
3 Mayıs 2014Kişisel YazılarPrint This Article

Hatırlar mısınız 17 Mayıs 2000 de akşam saatleri tüm dünya için oldukça sıradan bir günken bizim için esrarengiz bir şeyler oluyordu . Galatasaray UEFA kupasında final oynuyor ve bir ingiliz takımına finalde kök söktürüyor. Biz de onlar da parçalamaya çalışıyoruz . Uzatmalarda bir anda sağ kanattan bir orta geliyor ve arka tarafta o zaman daha genç olan fakat sonrasında dünyanın en iyi forvetlerinden biri olan Henry bomboş bir şekilde tam kafasına gelen topa kafayı vuruyor . O an bazı insanlar için ağır çekimde geçmişti. Ama Taffarel bizi yeniden hayata geçirecek bir hamle ile o topu çıkarmıştı. Sonrasında sağdaki manşeti atmamızı sağlayan olaylar gelişmişti. Taffarel o topu çıkarmış ve türkiyeye Avrupanın en büyük ikinci kupası gelmişti. Hepimiz sokaklara çıkmı ş günlerce bunun keyfini çıkarmıştık. İşte bu tam bir kırılma anı tam bir dönüm noktasıydı.

Hepimizin hayatında bazı dönüm noktaları olmuştur. İyi ya da kötü bir durum hayatımızı değiştirmiş ve o günden sonra hiç bir şey aynı kalmamıştır.
Benim de başımdan tabi ki böyle durumlar geçti. Yaşadığım bazı olaylar hayatımda o ana kadarki herşeyi bir anda değiştirdi. Bu olayların ne olduğu çok ta önemli değil. Önemli olan hayatımda yaptığı değişiklikler. 

Hiçbir şey yapmadığınız sıradan bir günü düşünün. Evinizdesiniz, yataktan öğleden sonra kalkmışsınız. Tv başına geçmişsiniz yada bilgisayar başında saatlerinizi harcamışsınız. Akşam dönüp o günden geriye kalanlara bakmışsınız bir hiç . Tabi üzüyor bu durum sizi ve karar alıyorsunuz bir daha böyle olmayacak artık değerlendirecem günlerimi diye. Hırs tamam enerji de biraz var . E hadi diyosun sabah oluyor erken kalkıyorsun. Çıkıp sahilde kahvaltını yapıyorsun. Geziyosun , güneşin tadını çıkarıyorsun. Arkadaşlarınla vakit harcıyorsun. Akşam döndüğün zaman günü dolu dolu geçirmenin vermiş olduğu mutluluk. Peki ya sonra...
İkinci gün yeniden eski hayatına dönüyorsun. Bir şeyler seni zorluyor tekrar o hayatı yaşaman için. Çünkü o dönüm noktasını kafanda yapmışsındır ve sadece kafandadır. Yani kırılgan bir dönüm noktası yine kırılmıştır. Bu tür hareketler bir döngüyle gider durur. 

Peki ya büyük dönüm noktaları. Düşünsenize hayatınızda hiç bir şey düzgün gitmiyorken bir anda bir şey olur bir telefon gelir ve bundan sonraki hayatınıza bilmeden ilk adımı atmışsınızdır. Farkında değilsiniz fakat artık istediğiniz hayata ulaşmak için ilk adımınızı atmışsınızdır. Yavaş yavaş (bazen çok hızlı) artık hayatınıza bir şeyle uğraşmadan renk gelmiş, zamanınız kıymetlenmiş ve kendi gözünüzde değeriniz artmıştır. İşte bu da bir dönüm noktasıdır. Berbere gitmek için evden çıktığınızda şu anda olacağınız durumu kestirmeniz elbette güçtür. O gün benim hayatımda ters giden birçok şeyi yıkacak güzellikte bir kariyere başladım . Sonunda yıllarca çalışmanın meyvesini almış ve artık hayata daha farklı açılardan bakma fırsatı , bir sürü derdi erteleme fırsatı ile karşı karşıyayım.

Tabi ki herkesin hayatında  dönüm noktaları çok pozitif yaşanmıyor. Ne yazık ki birçok insanın hayatında benzer bir durum herşeyin daha kötüye gideceği şekilde yaşanıyor. Bazen şans bazen kader bazen başarı... Ama hepimizin hayatını yönlendiren bizleri farklı kılan bu dönüm noktalarıdır. Hiç farkında olmadan bile bazı olayların sizin hayatınıza yeni bir bakış yeni bir heyecan getirdiği dönemler oluyor. Biz bunları farkedemiyoruz. 

Bir yere iş başvurusunda bulunduğunuzu düşünün . O işi sizden çok daha kötü çok daha tembel biri alıyor . Nasıl hissedersiniz ;tabi ki mutsuz. Bazen öyle bir an olur ki bir reddedilme "Göreceksiniz olm siz" deyip küllerinden doğmayı tetikler. Örneğin Sylvester Stallone ... Bu adamın defalarca red cevabına rağmen pes etmeyişi belkide birçoğumuzun hayatında yer edinen rocky ve rambo serilerinin bu denli oturmasına sebep oldu . Ya da michael jordan. Bu adama okulda hocası kısasın ve yeteneksizsin demese kim bilir  bu onu majesteleri yapan hırsı tetiklenir miydi ?. 

Demem o ki bazı anlar bazı sözler bazı olaylar bizi biz yapan değerleri ortaya çıkarıyor . Belki de ileriki hayatımızı tümünden değiştirecek bir dönüm noktası şu an yanıbaşımızda duruyordur. Bunu kim bilebilir ki...

Son olarak dönüm noktaları hep vardır ama onları anlamlandıran insanın hırsı ve çabasıdır... Başarı sadece başaracağına inanan insanların hediyesidir...

1971 Görüntülenme sayısı
  1. Yorum Icon
    2/15/2016 3:24:05 AM#1şule

    bende tam 2 senedir o dönüm noktasındayım.benimki ne yazıkki herşeyin olumsuz gitmesi en başta iş. bunların nasıl üstesinden gelebileceğimi bilmiyorum,ne yapacağımı da.ne kadar vazgeçmeden yoluma hırsla devam etme kararımı alsam dahil,hep bir aksilik karşıma çıkıyor.üstelik koskoca dünyada yapayalnızım.kimse beni ne anlıyor,ne de dinliyor dinleseler de unutuluyorum.herkes çıkar peşinde.kendime çok sık ölmen gerekiyor artık ne yaşama anlamın var ne de hedefin diyorum.uyuyup bir daha asla uyanmak istemiyorum bu durum çok acı ve iğrenç hala savaşıyorum ama ne yapacağım hiç bilmiyorum.yine diyorunki olmuyorsa,yolunda gitmiyorsa ölüm sana yaklaştı diyorum kendime....

    Yorumu Cevapla

BİR YORUM YAZIN

Bilgileriniz Güvende!E-Posta adresiniz ve diğer bilgileriniz kimseyle paylaşılmayacaktır.